Gemoloji Bilimi Nedir ?


Gemoloji veya değerli taşlar bilimi, doğal ve yapay süs taşlarıyla uğraşan bilimdir. Bir jeoloji ve mineraloji dalıdır. Bazı kuyumcular akademik eğitim almış gemologlardır ve süs taşlarını tanımlayabilir ve değerlendirebilirler.

Kuyumcular ve gemologlar için temel eğitim on dokuzuncu yüzyılda başladı, ancak ilk ciddi eğitimler, İngiltere Kraliyet Kuyumcuları Ulusal Birliği (NAG) 1908’de bu amaçla bir Gemoloji Komitesi kurduktan sonra başlatıldı. Komite, günümüzde Büyük Britanya Süstaşı Birliği’nin (GEM-A) dünya çapında bir eğitim ve ödüllendirme organıdır. İlk mezunu olan Robert Shipley (1929) , Amerika Gemoloji Enstitüsü’nü (1931) ve Amerika Süstaşı Birliği’ni kurdu. Bugün çeşitli ülkelerde kurulmuş çok sayıda okul, sertifika programı ve dernek bulunmakta.

Mücevher ticaretine yönelik ilk gemoloji laboratuvarı, 1925 yılında Londra’da, o dönemin “kültür incisi” akımıyla birlikte kuruldu ve yakut ve safir sentezlerindeki ilerlemelere yol açtı.


Laboratuvarlardan bir uzman görüşü almak genellikle zordur. Değerli taş ticaretinde analiz ve tahmin yerinde yapılmalıdır. Gemologlar ve değerli taş alıcıları, bir çantaya sığdırılmış, gerekli araçları bulunduran mobil laboratuvarları kullanırlar. Mobil laboratuvarlardan gemolojik araştırma yolculuklarında da yararlanılmaktadır.

Taşlar temel olarak kristal yapılarına, özgül ağırlıklarına, kırılma indislerine ve pleokroizma gibi diğer optik özelliklerine göre sınıflandırılır. Fiziksel özelliği “sertlik” ise Mohs mineral sertlik ölçeğiyle tanımlanır.

Gemologlar, kesilmiş ve cilalanmış taşları incelerken ve değer biçerken bu faktörleri göz önünde bulundururlar. Taşın iç yapısının mikroskobik incelenmesi, o taşın doğal veya sentetik olup olmadığını, doğal akışkan inklüzyonlarını veya kısmen erimiş ekzojen kristallerini ortaya çıkararak, rengin güçlendirilmesi için ısıl işlem uygulanıp uygulanmadığını belirlemek için kullanılır.

Kesilmiş değerli taşların spektroskopik analizi, taşların değerlendirilmesinde önemli olan atom yapılarının anlaşılmasına ve kaynaklarının belirlenmesine olanak tanır. Örneğin bir Burma yakutu, Tayland yakutundan farklı iç yapı ve optik aktivite varyansına sahiptir.

Değerli taşlar işlenmemişken, gemolog, dış yapıyı, ana kayayla mineralin birliğini, renginin doğallığını ve canlılığını inceler. Başlangıçta taş, renk, kırma indeksi, optik karakteri, özgül ağırlığı ve büyütülmüş görüntüdeki iç karakteristik özellikleriyle tanımlanır.
Taş tanımlama temelde bir eleme işlemidir. Benzer renkte olan taşlar, aynı kimlik altında toplanana dek optik teste tabi tutulurlar. Tek bir test yeterli görülmez, yalnızca gösterge niteliğinde kabul edilir. Örneğin, yakutun özgül ağırlığı 4.00, camın 3.15 – 4.20 ve kübik zirkonyanın 5.6 – 5.9’dur. Dolayısıyla, kübik zirkonya ile diğer ikisi arasındaki fark kolayca anlaşılabilir, ancak, yakut ve cam arasında örtüşme vardır.
Ve doğal tüm maddelerde olduğu gibi, iki taş birbirinin aynı değildir. Oluştukları jeolojik ortam genel süreci etkiler, böylece temelleri tanımlanabilse de, kimyasal kirlilik ve yapısal kusurlar “eşsiz bireyler” yaratır.

Refraktif indeks ile tanımlama:
Taşın kimliğini belirlemek için yapılan testlerden biri, taşta ışığın kırılmasını ölçmektir. Her taşın kritik bir açısı vardır ve üstündeki nokta ışığı dahili olarak geri yansıtır. Bu özellik ölçülebilir ve böylece taşın kimliğini belirlemek için kullanılabilir. Genellikle ölçüm bir refraktometre kullanılarak yapılmaktadır, ama mikroskop da kullanılabilir.
Özgül ağırlık ile tanımlama:
Bağıl yoğunluk olarak da bilinen özgül ağırlık, kimyasal bileşime ve kristal yapısı türüne bağlı olarak değişir. Özgül ağırlığı bilinen ağır sıvılar yumuşak taşları test etmek için kullanılır. Özgül ağırlık, taşın havadaki ağırlığı ve sudaki ağırlığı karşılaştırılarak ölçülür.
Spektroskop ile tanımlama:
Bu yöntem, prizmanın beyaz ışığı bileşen renklerine ayırmasına benzer bir ilkeyi kullanır. Bir spektroskop, ışığın emilimini analiz etmek için kullanılır. Esasen, ışık bir ortamdan diğerine geçtiğinde yön değiştirir. Mavi ışık, kırmızı ışıktan daha fazla yön değiştirir. Işığın yön değiştirme açısı, taşa bağlı olarak farklıdır. Kromoforların, spektroskopta gösterdiği sonuçlar taşın renginden hangi elementin sorumlu olduğunu açıklar.
İnklüzyonlar ile tanımlama:
İnklüzyonlar, taşların oluşumu sırasında tutulan oksit, sülfit, silikat ve benzerlerinin partikülleridir. İç kaynaklı ve dış kaynaklı olmak üzere ikiye ayrılırlar. “Verneuil İşlemi” ya da alev füzyonu olarak bilinen işlem sırasında, taş çok ince öğütülerek son derece yüksek sıcaklıklarda ısıtılır. Eriyen malzeme soğuyup kristalleştiğinde burulur ve eğri çizgilere sahip olur. Doğal “korundum” ise bu şekli almaz ve eğri çizgileri olmaz. Böylelikle, inklüzyonlar, gemologların bir süs taşının doğal, sentetik veya işlem uygulanmış olup olmadığını belirlemelerine yardımcı olmaktadır.
Kaynak:
http://www.bilgiustam.com/gemoloji-bilimi-nedir/

Yorumlar

Bizi Takip Edin ☑

facebook twitter google+ feedburner youtube

EN SON YORUMLAR