Kleopatra ile İlgili Gerçekler



 Antik Mısır dendiğinde akla gelen Kleopatra, Roma’nın ünlü generalleri ile yaşadığı ilişkiler ve entrika dolu hayatı ile pek çok politik ve askeri mücadelelere karışmıştır. Bu ilişkilerden biri de Mark Antonius ile yaşanan ilişkidir ki, William Shakespeare tarafından bile eser haline getirilmiştir.


 1. Kleopatra aslında Mısırlı değildir.

Büyük İskender’in ölümünden sonra imparatorluğun dağılması ile birlikte, topraklar genareller arasında paylaşılmıştı. Mısır ise bu generallerden olan I. Batlamyus’un payına düşmüştü. Böylece, Batlamyus hanedanı Mısır’ı idare etmeye başlar. Bu dönemde dünyaya gelen Kelopatra, Batlamyus hanedanının üyesiydi ve Yunan kökenliydi.

 2. Güzelliğinden daha çok zekası ön plana çıkıyordu.

Roma propagandası Kleopatra’yı, çekiciliğini politik bir silah gibi kullanan, baştan çıkarıcı bir kadın olarak tanıtmaya çalışsa da o, görüntüsünden ziyade zekası ile daha çok biliniyordu. 9 dil bilen Kleopatra, Mısır dili, Farsça, Latince, İbranice ve Arapça dillerinde konuşabiliyordu. Aynı zamanda felsefe, matematik, astronomi eğitimleri de almıştı.

Kleopatra, aslında fiziksel olarak o kadar güzel olmamıştır. Portrelerinde genellikle daha kudretli, güçlü görünmek için kendisini büyük, çengelli bir burun ile resmettiği bilinmektedir. Kleopatra kısa boylu olsa da düzgün bir fiziğe sahipti. Üçgen bir yüz hattı, dar bir alın, açık renkte gözler ve ten. Kısacası tam bir Yunanlıydı. Daha çok kalın ve etli alt dudağı dikkate çarpmaktaydı. Ancak antik yazar Plutarkhos, Kleopatra’nın güzelliğinin tamamile kıyaslanmaz olduğunu ve onu daha çekici kılan özelliğininin aslında melodik sesi ve dayanılmaz cazibesi olduğunu iddia etmiştir.

3. Üç kardeşinin ölümüne yardım etmişti.

Kleopatra, Mısır’da halka yakınlaşmak için Mısır dilini ve dinini öğrenmiş ve gücünü artırmak için Mısır tanrıçası olan İsis’in enkarnesi olduğunu iddia ederek kendisini böyle tanıtmıştır. O sıralarda kardeşleri tarafından iktidardan uzaklaşması için sürgüne gönderilmişti. Bunun ardından Kleopatra, Julies Sezar’la ittifak kurdu ve kardeşi, aynı zamanda kocası olan Ptolemaius’u Nil Nehri’nde öldürdü. Yapılan savaştan sonra diğer kardeşi, XIV Ptolemaius’u da öldürdüğü düşünülmektedir. Kız kardeşi Arsinoe’i de kendisine rakip gördüğü için öldürtmüştür.

 4. Zekası ve cesareti ile hayran bırakan kadındı.

Kleopatra’nın temel amacı, Sezar’ı etkilemekti ancak kardeşi Ptolemaius’un gücü, onun Sezar ile görüşmesini engelliyordu. Bu nedenle, kölesinin tavsiyesi ile kendini kilime sardırtarak Sezar’ın huzurna gitmişti. Sezar, karşısında duran kadının güzelliğine ve zekasına hayran kalmış ve cesaretinden etkilenmişti.

 5. Romalılar, nefret ettikleri bu kadına karşı içten içe hayranlık duyuyorlardı.

Sezarla yaptığı anlaşmadan sonra kardeşi Ptolemaius’un Nil’de boğulup ölmesine neden olan Kleopatra, artık Mısır’ın tüm yöntemini ele almıştı. Bu dönemlerde Roma’ya gitmişti ve Sezar Kleopatra ile olan ilişikisini gizlememekteydi. Şehre Sezarla ilişkisinden doğan oğlu Sezarion ile gelen Kleopatra, iki imparatorluğun birleştirilmesini ve bu sayede dünyaya hükm etmeyi hayal ediyordu. Ancak M.Ö. 44’te Sezar’ın ölümü, planlarına engel oldu.

Roma’yı terk etmek zorunda kalan Kleopatra, burada yaşadığı dönemde Roma kadınlarını oldukça etkilemişti. Tarihçi Joann Fletcher’e göre birçok Roma kadını, Kleopatra’nın egzotik saçlarını ve inci takılarını modaya dönüştürmüştü.

 6. Kleopatra’nın Antonius ile yaşadığı büyük aşk.

Kleopatra, bir diğer efsanevi aşkı general Antonius ile yaşamıştır. Sezar’ın ölümü ile birlikte iktidar savaşları başlamış ve topraklar Sezarın yeğeni Oktavyus ile general Antonius arasında bölünmüştü. Antonius, imparatorluğun doğu kısmını yönetiyordu ve tahta çıkar çıkmaz ilk işi Mısır’ı ziyaret oldu. Bu ziyaret sonrasına Antonius Kleopatra’ya delice aşık oldu.

Ancak Kelopatra ile Antonius arasındaki ilişkinin aynı zamanda karşılıklı çıkarlara da dayandığı rivayet edilmektedir. Antonius, Kleopatra’nın zenginliğine ve ihtişamına ihtiyaç duyuyordu. Kleopatra ise ilk başlarda tacını ve Mısır’ın bağımsızlığını korumak için Antonius ile birlikte olmuştu.

 7. Kleopatra'nın sonunu Oktavyus getirdi

 MÖ 41-40 yıllarının kışını birlikte geçiren sevgililer, eski kaynaklara göre her gece bayramlar ve şarap masaları kuruyor ve çeşitli aktiviteler ile eğleniyorlardı. Antonius ile Kleopatra’nın en sevdiği eğlencelerden biri, İskenderiye sokaklarında kılık değiştirerek dolaşmak, insanlarla dalga geçmek ve bu şekilde eğlenmekti.

İkiz çocukları olan çiftin en büyük düşmanları Oktavyus’tu. Aralarındaki iplerin gerilmesine neden olan kiritik olay, Antonius’un Oktavyus’un kız kardeşi ile evli olmasına karşın, Mısır’da hayran olduğu kadın Kleopatra ile evlenmesiydi. Bu gerginlik, M.Ö. 31’de Aktium Deniz Savaşı’na neden oldu ve bu savaş çiftin sonunu getirdi. Savaşın sonunda Antonius yenildi ve daha fazla dayanamadığı için intihar etti.

 8. Kleopatra yılan sokmasından ölmemiş olabilir.

Bu mağlubiyetten ve Antonius’un ölümünden sonra, Kleopatra’nın kendisini bir yılana sokturarak intihar ettiği bilinse de tarihçiler, kendi zehrini yaptırdığını ve bu şekilde öldüğünü düşünmektedir.




Yorumlar



Bizi Takip Edin

facebook twitter google+ feedburner youtube flipboard pinterest


YORUMLAR